|
BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
DENİZLİ BELEDİYESİ
BAŞBAKAN'IN "EKONOMİK PROGRAMINI" UYGULUYOR!
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Denizli'de doğal gaz dağıtım işini OFER-KUTMAN ikilisinin şirketleri yapıyor. Yedi milyon dolara kamulaştırılan Sümerbank arazisinin de OFER-KUTMAN ikilisinin 200 milyon dolarlık "Sümerpark" rant projesine peşkeş çekildiği geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı.
Denizli'nin, Tayip Bey'e yakınlığı ile bilinen belediye Başkanı Nihat Zeybekçi, bu rantı sağlamak üzere söz konusu alan üzerinde tam 11 imar değişikliği yaptı. Bu değişikliklerle arazinin etrafına 35 metrelik yollar açılıyor, görüntüyü bozar kaygısı ile dükkanlar yıkılıyor, trafolar kaldırılıyor, ana yola dik ve tren yolunun altından geçen alt geçitle kent içi trafik Sümerpark'a yönlendiriliyor, Sümer Koruluğu "Sümerpark Rezidanslarının" özel parkı haline getiriliyor, alan içerisindeki Sümer ilköğretim okulu müteahhit firmanın bağışladığı başka bir alana kaydırılıp, arsası Milli Eğitim'e başvurmadan Belediye Başkanı inisiyatifi ile şirkete devrediliveriyor.
Denizli'de son günlerde, Demokrasi Meydanı ve Pamukkale ovasındaki jeotermal kaynakların da yakında OFER-KUTMAN'a peşkeş çekileceği yoğun biçimde konuşuluyor. Nihat Zeybekçi'nin jeotermal kaynaklarının olduğu bölgeleri belediye mücavir alanına katmaya çalışırken, "Buraların ihalesini oradaki küçük belediyeler beceremez, bu ihaleleri benim yapmam gerek" dediğini kulağıyla duymuş birisi olarak, bunlar olursa hiç şaşırmayacağım.
Geçtiğimiz yıl bir sokaktaki şehit ismini kaldırmayı meclis gündemine getiren Nihat Zeybekçi, günün birinde Denizli ismini de OFERLİ olarak değiştirmeye kalkarsa da hiç şaşırmayacağım.
Kısacası, Zeybekçi Tayip Erdoğan'ın "ekonomik programını" Denizli'de de aynen yaşama geçiriyor.
Denizli'de olup bitenleri kamuoyu ve basınımızın dikkatine sunuyorum.
Cumhuriyetimizin 83. yılı Türk Ulusu'na kutlu olsun.
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
29 Ekim 2006
BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
Bu ne cüret!!!
AKP'li Denizli Belediye Başkanı sokaklardan "ŞEHİT" isimlerini kaldırıyor...
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Denizli'nin AKP'li Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi, daha önce adı "Şehit Er Hakan Tarım" olan bir sokağın adının "981 Sokak" olarak değiştirilmesi teklifini Belediye Meclisi gündemine getirince Meclis toplantısında karışıklıklar yaşandı. CHP'li üyelerin verdiği örnek muhalefet ile şimdilik gündeme alınması ertelenen bu öneri üzerine dikkatle düşünmek gereği vardır. Özgüvenini yitirmiş yerel yönetimlerin, siyasi tabanlarına mesaj vererek destek artırmak amacıyla cadde isimleri ile oynadıkları önce de görülmüştür. Ancak, Şehit isimlerinin sokaklardan kaldırılmasıyla verilmek istenen "adresi açık" mesaj, AKP'ye oy vermiş bir çok seçmeni de hayrete düşürecek niteliktedir. Sokağa verilen ismin "sadece bir numaradan ibaret olması" da kanımca anlamlıdır ve bilerek yapılmıştır. Mesaj, AKP'nin Terörle Mücadele Yasa tasarısının 6. maddesinde verilen mesajla, yani "Terör örgütü kurucusunun serbest bırakılması" mesajı ile birebir örtüşmektedir. Bu son derecede tehlikeli yaklaşıma karşılık Denizli halkının sessiz kalmaması ve tepkisini 10 Haziran'da kente gelecek olan Tayyip Erdoğan'a yansıtması gerekmektedir. Tek "suçu" bölücü teröristlerle savaşta vatanı için göz kırpmadan canını vermek olan şehitlerimize karşı borcumuzu ödemenin ve onların hatıraları önünde boynu bükük kalmamanın tek yolunun bu olacağına inanıyorum.
Düşüncelerimi kamuoyumuz ve basın mensuplarımızla paylaşıyorum.
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
05 Haziran 2006 16:15
BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
İTO KAYITLARI DENİZLİ "SÜRERPARK PROJESİNİ"
OFER'İN ALDIĞINI GÖSTERİYOR!
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Tarafımdan yapılan ve basında yer alan, Denizli "SÜMERPARK" Projesinin OFER'e verildiğine dair açıklamaya, Global Yatırım Holding yanıt vermiş ve bu projede OFER'in olmadığı, projenin Kentsel Gayrimenkul Danışmanlık Planlama AŞ tarafından yapılmakta olduğunu iddia edilmiştir.
Global Holding, 3 Ekim tarihinde İMKB'ye yaptığı başvuruda, kendi şirketlerinden Pera Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın, Sümerpark Projesini yapan Kentsel Gayrimenkul Danışmanlık Planlama AŞ hisselerinin %50'sini Global Yatırım Holding'den 25 milyon YTL bedelle satın aldığını bildirmişti. Pera Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında, AVİSAR PAZ isimli bir şahıs, "Yönetim Kurulu Üyesi" olarak gözükmektedir. OFER Grubuna ait olan ISREAL CORPARATİON ŞİRKETİ'nin kayıtlarında AVİSAR PAZ, "Chief Financial Officer", yani EN ÜST DÜZEY MALİ YÖNETİCİ olarak görülmektedir. Yani OFER'in en üst düzey mali yöneticisi, Pera Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın da yönetim kurulunda yer almaktadır. Her iki şirketin ticari kayırlardan alınan yönetim listeleri aşağıda sunulmaktadır. Bu durum, OFER ile Pera Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın bağlantısını açıkça ortaya koymakta ve Global Holding'den yapılan açıklamayı da yalanlamaktadır kanaatatindeyim..
Şirket yöneticileri, Sümerpark Projesine 200 milyon dolar değer biçtikleri basın açıklamalarında ısrarla dış kaynağı nereden bulduklarını açıklamamışlardır. Global Holding yönetimini bu proje için buldukları dış kaynağın adresini açıklamaya davet ediyorum.
Şirket kayıtlarını kamuoyumuzun ve basınımızın dikkatlerine sunuyorum.
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
02 Kasım 2006
OFER GRUBUNUN YÜZDE 57'SİNE SAHİP OLDUĞU
İSREAL CORPARATİON ŞİRKETİ ÜST DÜZEY YÖNETİMİ
Directors
Idan Ofer, (Chairman of the Board )
Ehud Angel, (Director)
Yochi Dvir, (Director)
Zvi Itskovitch, (Director)
Irit Izekson, (Director)
Yair Seroussi, (Director)
Avi Levy, (Director)
Amnon Lion, (Director)
Professor Isaac Ben-Israel
Moshe Vidman, (Director)
Management
Yossi Rosen, (President and CEO)
Nir Gilad, (Deputy CEO, Strategy & Business Development)
Avisar Paz, (Chief Financial Officer)
Not: TÜRKİYE'DE OFER ADINA
PERA GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞINA ORTAK VE YÖNETİM KURULU ÜYESİ
Noga Yatziv, (Adv.)
Major Shareholders (Ortaklık yapısı)
The Ofer Group - 57.33% Bank Leumi Le Israel - 20%
Kent Gaz Anonim Şirketi Ortaklık yapısı.. (2)
(Kaynak İstanbul Ticaret Odası)
Ticaret Sicil N° 522570 / 0
Ticaret Ünvanı :
KENT GAZ ANONİM ŞİRKETİ
İş Adresi :
YEŞİL VADİ SOK.NO.1 KAT.11
BOSTANCI
Telefon : 02163267000
Fax : 02163403076
Sermaye : 1.000.000,00 YTL
Ana Sözleşmenin Tescil Tarihi :05.05.2004
Odaya Kayıt Tarihi : 05.05.2004
Meslek Grubu 96-LPG TEMİN, DEPOLAMA, DAĞITIM VE SATIŞ
İLKER KEREMOĞLU
HÜSEYİN KADRİ SAMSUNLU
SERDAR KIRMAZ
MEHMET KUTMAN
Eski Yönetim Kurulu Üyeleri :
Firma hakkında en son sicil kayıtlarına göre gerekli bilgi aşağıda gösterilmiştir.
Takyidat Var mı?
YÖNETİM KURULU
SEZAİ EMİN TAŞKENT
TAŞKENT
SERDAR KIRMAZ
KIRMAZ
İptal Tarihi : 05.09.2006
Ticaret Sicil No :566934 / 0
Ticaret Ünvanı :
KENTGAZ DENİZLİ DOĞAL GAZ DAĞITIM
ANONİM ŞİRKETİ
İş Adresi :
YEŞİL VADİ SOK.NO.1 KAT.11
BOSTANCI
Telefon : 02165789550
Faks : 02165789551
Sermaye : 1.000.000,00 YTL
Ana Sözleşmenin Tescil Tarihi : 06.10.2005
Odaya Kayıt Tarihi : 06.10.2005
Meslek Grubu :
96-LPG TEMİN, DEPOLAMA, DAĞITIM VE SATIŞ
PERA GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI ORTAKLIK YAPISI
(KAYNAK İSTANBUL TİCARET ODASI) (3)
Takyidat Var mı?
Ticaret Sicil No
282974 / 0
Ticaret Ünvanı
PERA GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI
ANONİM ŞİRKETİ
İş Adresi
RIHTIM CAD.GALATA ŞARAP
İSKELESİ SOK.NO.36
KARAKÖY
Telefon
02122754893
Faks : 02122162810
Çıkarılmış Sermaye : 32.000.000,00 YTL
Kayıtlı Sermaye
50.000.000,00 YTL
Ana Sözleşmenin Tescil Tarihi
21.01.1992
Odaya Kayıt Tarihi
21.01.1992
Meslek Grubu
62 - BANKALAR VE FİNANS KURULUŞLARI
İletişim
Yönetim Kurulu Üyeleri
AYŞEGÜL BENSEL
İLKER KEREMOĞLU
AHMET LEVENT ÇELEBÇİ
AVİSAR PAZ * (Ofer'in üst düzçey yöneticisi)*
MUSTAFA TÜRKMEN
AİLE HEKİMLİĞİ DENİZLİ'DE
BAŞLAMADAN İFLAS ETTİ!
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Denizli'de Aile Hekimi yerleştirmelerinin yapıldığı evvelki gün, Sağlık Bakanlığının tüm baskılarına karşın durumu uygun 460 doktordan sadece 200'ü aile hekimi pozisyonuna talip oldu ve 80 pozisyon boş kaldı. Honaz ve Sarayköy İlçelerine aile hekimi bulunamadı. Her bir aile hekimine 3,500 kişinin bağlanacağı hesaplandığında 300,000 Denizlili sağlık hizmetinden mahrum kaldı.
Skandal bununla kalmıyor. İl Sağlık Müdürünün usulsüz uygulamaları nedeniyle Tabip Odası dava üstüne dava açıyor. Son uygulamada aile hekimliğine başvuran adaylardan peşinen, puanları kendilerinden düşük olan hekimlerin görevlendirilmesine itiraz etmeyeceklerine dair imza alınıyor. Bunu imzalamayan hekim görevlendirilmiyor. Yani söz 30,000 görev puanı olan ve yıllardır merkeze gelmek için sıra bekleyen hekimler yerine 2,000 puanlı "yandaşlar" atanıyor ve bunların yerine merkezde yüksek puanlı hekimler kırsala gönderiliyor.
Aile hekimliğine karşı tavır alan hekimler belli bir partiye yada görüşe de bağlı olmadıklarına göre, bu tepkinin sadece mesleki bilgileriyle aldıkları kararları ile ortaya çıktığı açık. Zaten Türkiye'de yandaşları dışında sağlıkta dönüşümü onaylayan bir tek doktor yok. Uygulamaya boyun eğenler ya baskılardan yada geçim kaygılarından dolayı böyle davranıyor. Sağlık Bakanı, "sağlık çalışanlarına rağmen" başarılı olamayacağını anlayamadan iktidardan düşecek. Sonra da iktidar, sağlık çalışanları ve yurttaşlarla omuz omuza vererek hep birlikte ülkeye uygun çağdaş bir sağlık düzeni kuracağız. Takvim ve saat işliyor.
Görüşlerimi yurttaşlarımız ve basın mensuplarımızla paylaşıyorum.
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
27.11.2006 14:38
BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
DENİZLİ'DE AİLE HEKİMLİĞİ
SKANDALI BÜYÜYOR!
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Denizli'de başlatılan Aile Hekimliği Pilot çalışması tarihine geçecek hukuk ve sağlık ihlalleri ile sürüyor. Bu doğrultada, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü by-pass edilerek Denizli'ye "Özel" olarak çıkartılan Aile Hekimliği ve Aile Sağlığı elemanı yönergesi, önergeyi çıkartanların kendileri tarafından ihlal ediliyor, İl Sağlık Müdürü yetkisi dışında Tabip Odası Başkanına bu sıfatıyla soruşturma açmaya kalkıyor, Verem Savaş, Talassemi ve Diabet Merkezleri çalışamaz duruma getiriliyor, Denizli doktorlarının %62'si aile hekimliği uygulamasına karşı çıktığı için 100 tane hekim yönerge hilafına oradan oraya sürülüyor. Kısacası Sağlıkta Dönüşüm Denizli'de "SAĞLIĞIN KIYIMINA" dönmüş durumda.
Yukarıda söz edilen yönergenin 18. maddesi görevlendirmenin hizmet puanına göre ve öncelikle kendi ilçesinden ve ilçede yoksa merkezden yapılacağını söylüyor. Uygulamaya baktığınızda hizmet puanı çok yüksek olan hekimlerin sürüldüğü görülüyor. Bu kıyımdan 22 yıldır verem savaş dispanserinde çalışmış hekimler, talassemi ve diabet merkezinde çalışan özel beceri edinmiş hekimler ve 13,500 puanlı bir şehit pilotumuzun eşi de nasibini alıyor. Boş ilçelere yönerge doğrultusunda merkezden görevlendirme yapılması gerekirken, ilçeler arasında yer değiştirmeler yapılıyor ve yandaşlar merkezde tutuluyor. Daha da acısı, görevlendirmelerin 6 aylık olduğu göze alındığında altı ay sonra ortalığın ne biçimde karışacağı şimdiden görülüyor.
Bunları yapan il sağlık müdürü ise pazartesi gün işi bırakıp aile hekimi olmaya hazırlanıyor.
Konuyu Sağlık Bakanı'na verdiğim soru önergesi ile gündeme taşıyor, kamuoyumuz ve basınımızla paylaşıyorum.
Prof.Dr.Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
14 Aralık 2006
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istiyorum.
Gereğini arz ederim.
Prof.Dr.Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
14 Aralık 2006
Denizli'de süren Aile Hekimliği pilot uygulaması için çıkartılan yönerge doğrultusunda, görevlendirmelerin hizmet puanına göre ve ilçede olmadığında öncelikle merkezden yapılması gerekirken tam tersinin yapıldığını biliyor musunuz?
İldeki hekimlerin %62'sinin aile hekimliğini reddetmiş olması ile 100 kadar hekimin kış ortasında usulsüzce oradan oraya sürülmesinin bağlantılı olduğunu düşünüyor musunuz?
Bunun sonucunda verem savaş dispanserinin, talassemi ve diyabet merkezlerinin çalışamaz duruma geldiğini biliyor musunuz? İlçelerdeki 3 Verem Savaş Dispanserini kapattıktan sonra, merkezdeki tek dispanserde kalan tek hekimle 800,000 nüfusta verem savaşını nasıl yürütmeyi düşünüyorsunuz?
Tabip Odası Başkanlığının tüzel kişiliği ve İl Sağlık Müdürünün yetki alanı ortada iken, İl Sağlık Müdürünün Tabip Odası Başkanına, Oda Başkanlığı sıfatıyla soruşturma açmasını nasıl karşılıyorsunuz?
Hekimlere rağmen ve hekimleri hasım alarak sağlıkta dönüşümü nasıl gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz?
YAŞANAN AİLE HEKİMLİĞİ SKANDALI İLE İLGİLİ OLARAK DENİZLİ TABİP ODASI TARAFINDAN HAZIRLANAN RAPOR
"Aile hekimliğinde ilimizin pilot bölge seçilmesi sonucu 25 Kasım 2006 günü aile hekimliği yerleştirmeleri yapılmış olup boş kalan 61 ASM pozisyonuna ve 68 TSM'ye Aile hekimliğini kabul etmeyen hekimler arasından yapılan atama ve geçici görevlendirmeler sırasında maalesef konu ile ilgili yasa,yönetmelik ve Denizli ili Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Elemanı Yerleştirme İşlemleri Yönergesi ihlal edilmiştir. Vali Dr. Hasan Canpolat'ın imzasıyla yayınlanan söz konusu yönetmeliğin 18. maddesinde "TSM, ASM ve Sağlık evlerinde boş kalan yerler için yerleştirme öncelikle kendi ilçesinden, yeterli personel bulunmaması halinde il merkezinden hizmet puanına göre görevlendirmesi yapılır." denilmesine rağmen atamalar ve geçici görevlendirmelerin neredeyse tamamı bu maddeye aykırı olarak yapılmıştır. Boş olan bir pozisyon o ilçe veya il merkezinden düşük hizmet puan sırasına göre doldurulabilecekken bu hizmet puanı esas alınmamış ve hatta birçok arkadaşımız yer değiştirilmek zorunda bırakılmıştır. Örneğin Merkezden Serinhisar'a, Serinhisar'dan Baklan'a, Baklan'dan Bekilli’ye ve Sarayköy'e, Sarayköy'den Çivril'e, Çivril'den Işıklı'ya vb uzayan zincirleme tayinler hiçbir puan esası, eş durumu ve özel durumlar dikkate alınmaksızın yapılmıştır.
Ayrıca Verem Savaş Dispanseri, Sağlık Müdürlüğü Talasemi Merkezi, Sağlık Müdürlüğü Diabet Merkezi gibi son derece önemli merkezlerdeki birikimli ve deneyimli hekimler ASM, TSM ve 112'lere atanarak bu kurumlar işlevsiz hale getirilmiştir. Verem Savaş Dispanseri'nde 22 yıldır hizmet veren hekim arkadaşımız hiç deneyimli olmadığı ve eğitim almadığı bir alanda, Bağbaşı 112 acil yardım istasyonunda görevlendirilmesi sadece meslektaşımıza yönelik bir haksızlık olmanın dışında halkımızın acil yardım hizmetlerine de zarar verecek bir uygulamadır ve adeta Bağbaşı halkı cezalandırılmaktadır. Yine yıllardır VSD de çalışan bir başka meslektaşımız 20 000 hizmet puanına sahip olmasına rağmen Babadağ ASM de görevlendirilmiştir. Daha önce Denizli'deki 4 VSD nin ilçedeki 3'ü kapatılmış ve Denizli'de 800 000 nüfusa bakan tek VSD si olan Merkez VSD de sadece tek bir hekim bırakılmıştır.
Denizli ve çevre illerdeki talasemi vakalarının sıklığı göz önünde bulundurulduğunda önemi son derece açık olan İl Sağlık Müdürlüğü Talasemi Merkezini 12 yıl önce kuran, geliştiren ve Gerek Sağlık Bakanlığı gerek ise Diğer talasemi alanındaki saygın kurumlar tarafından Türkiye’ye örnek gösterilen bir kurum haline getiren, on binlerce vatandaşımızın evlilik öncesi, şüpheli vaka vb taramasını yapan, talasemi taşıyıcılarını eğiten kendini bu alanda çok iyi birer hekim olarak yetiştiren 17 000 ve 20 000 hizmet puanına sahip iyi donanımlı bu iki meslektaşımız hiçbir özel konumu dikkate alınmaksızın bu görevlerinden alınarak birisi Çal İlçe ASM ne diğeri merkez TSM'ye alınmış ve Talasemi Merkezi hekimsiz bırakılmıştır. Gerekçe olarak Sağlık Müdürlüğünün kadrosundaki azalma gösterilmiştir. Sağlık Müdürlüğü kadrosunda daha düşük hizmet puanına sahip hekimler dururken sadece bu iki deneyimli arkadaşımızın gönderilmesi hukuka uygun değildir.
Yine benzer şekilde en sık rastlanan kronik hastalık olan ve iyi kontrol edilmediği takdirde son derece tehlikeli sonuçlara yol açacağı kesin olan Şeker Hastalığının tanı ve tedavisinde çok önemli bir merkez olan İl Sağlık Müdürlüğü Diabet polikliniğinde yıllardan beri hizmet veren 32 000 ve 20000 puanlı iki meslektaşımız bu görevlerinden alınarak TSM lere atanmış ve bu poliklinik hekimsiz bırakılmıştır.
Şehir merkezinde 4-5 yıllık hekimler AÇSAP kadrolarında bırakılır ve il merkezinde tutulurken çocuğunu bir özel okulda burslu olarak okutan şehit eşi olan 13500 hizmet puanlı bir bayan meslektaşımız şehre 75 km uzaklıktaki Kıralan'a muhtemelen sonradan kalıcı olmak üzere 6 ay süreli geçici görevle gönderilmiştir. Hem de asla yapmak istemediği aile hekimliği göreviyle.
Yine benzer şekilde 26 000 hizmet puanına sahip bir meslektaşımız sırf tabip odamızın genel sekreterliğini 4 yıl süreyle yapmış olması nedeniyle ve aile hekimliğini reddetmesi nedeniyle eleman temininde güçlük çekildiği için sözleşmeli hekim çalıştırılan gözler kasabasına tayin edilmiştir.
20 000 üzerinde hizmet puanına sahip çocukları hidrosefali hastalığı olan evli iki meslektaşımız Çardak TSM'de görevlendirilirken kendilerinden çok daha düşük puanlı meslektaşlarımız il merkezi TSM de görevlendirilmiştir.
Müdürlüğe yakınlığı ile tanınan 4-5 yıllık hekimler Şehir merkezinde bırakılırken 15 000'in üzerinde hizmet puanına sahip sayabildiğim kadarıyla tam 35 meslektaşımız ilçe ve köylere kalıcı veya geçici görevlerle tayin edilmişlerdir. Tabip odamızın Kale temsilciliğini yapan 12 221 hizmet puanlı Kale Merkez Sağlık Ocağı meslektaşımız eşi Kale'de çalışmasına rağmen en iyi koşullarda otomobille 2.5 saate ulaşabileceği 150 km uzaklıktaki ve Denizli'ye en uzak köylerden birisi olan Çameli-Kirazlıyayla'ya hiç istemediği hekimlik tipi olan aile hekimi olarak 6 ay geçici görevle gönderilirken Kale'ye bu meslektaşımızın yerine 0 (sıfır) ve 2179 (iki bin yüz yetmiş dokuz) puanlı hekimler atanmıştır. Yine Kale'ye Aile hekimliği uyum eğitimi almamış olan bir meslektaşımız aile hekimi olarak atanmıştır. Üstelikte Kale ilçesinin toplum sağlığı merkezine hiç hekim atanmamış ve burada 3 kadro açık bulunmaktadır.
Bütün bunlar hukuka uygun mudur? Bunlar görevini kötüye kullanmak değil midir? Aile hekimliğini kabul etmeyen bir meslektaşını cezalandırmak, tabip odası temsilcisinden öç almak değil midir?
Daha saymadığım onlarca meslektaşım benzer şekilde hak etmedikleri halde kalıcı veya 6 aya varan geçici görevlerle hukuksuz olarak sırf aile hekimliğini kabul etmedikleri için ve kendilerine her konuda destek olan tabip odalarına yakın durdukları ve sahip çıktıkları için bu haksız uygulamalara maruz kalmışlar ve birçoğu aile bütünlüğü de bozularak mağdur edilmişlerdir.
Bu haksızlığa uğrayan hekimlerin tümünün aile hekimliğinin halkına ve kendilerine telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini düşündüğü için kendilerine teklif edilen 3-5 kat fazla maaşı ve şehir merkezinde çalışma teklifini elinin tersiyle ret ederek başına geleceği bu köylere sürülme riskini göze alan kişiler olması bir tesadüf müdür?
Aile hekimliğini seçmeleri nedeniyle 3-4 gün sonra İl Sağlık Müdürlüğü ve yardımcılığı görevlerini bırakacak olan kişilerin giderayak yapmış oldukları bu hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz uygulamaların bir an önce sonlandırılmasını ve bu tayinlerin altında imzası bulunan Başta İl Sağlık Müdürü Dr. Erdoğan Taş ve yardımcıları Dr. Ahmet Gündoğdu, Dr. Hüseyin Adıyaman, Dr. Ö. Yalçın Çetin ve Dr. Mustafa Nalbant'ın görevlerini kötüye kullanmaları ve meslektaşlarını haksız yere mağdur etmeleri nedeniyle haklarında soruşturma açılmasını ve sonucunun tarafımıza bildirilmesini istiyoruz."
15.12.2006
Bu rapor CHP Denizli Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Neşşar tarafından gönderilmiştir.
|