hayriye.kalli.sitemynet.com
Ali Dibo

İLİMİZ DENİZLİ
DENİZLİ
İZ BIRAKANLAR
AKP İLE
ADRESLER
AYNA

AKP İLE


AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ?  ADALET NASIL?

@ "Savcılar ve emniyet görevini yapmalı"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, Almanya'da gurbetçileri dolandırdığı gerekçesiyle interpol tarafından aranan Yimpaş Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar'ın serbestçe dolaşmasına tepki göstererek, "Savcılar ve emniyet görevini yapmalıdır" dedi

Partisinin Mersin l binasında CHP Mersin Milletvekili Vahit Çekmez, Ali Kösal ve Şefik Zengin ile birlikte partililerle bayramlaşan Mustafa
Özyürek, bayramlaşma sonrası gazetecilere açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin çok önemli sorunları bulunduğunu belirten Özyürek,
"Öncelikli sorunlarından biri kırmızı bültenle aranan bir kişinin elini kolunu sallayarak gezmesi" yorumunu yaparak, şunları söyledi:

"YİMPAŞ Grubunun patronu Dursun Uyar, kırmızı bültenle aranmasına rağmen, bakanlarla birlikte namaz kılıyor. Dün de Emniyet Müdürü'nün Vali'nin olduğu bir yerde protokole dahil oluyor ve bayram kutlamaları yapıyor. Yani, Türkiye bir hukuk devleti ise, kırmızı bültenle aranan birinin, bırakın valinin emniyet müdürünün olduğu yeri, sokakta gezememesi lazım. Ama ne yazık ki bu şahıs her yerde dolaşıyor ve bir türlü önlem alınamıyor. Dursun Uyar'ın Adalet Bakanı ile birlikte fotoğrafları da çıktı. Yeşil sermaye olarak gittiler, Almanya'daki Avrupa'daki Türkleri dini istismar etmek sureti ile dolandırdılar. Binlerce insanın ahını aldılar, o paraların üzerine yattılar. Şimdi de hiçbir şey olmamış gibi geziyorlar. Bu tabii kabul edilecek bir durum değildir. Derhal savcıların ve emniyet görevlilerin harekete geçmesini ve bu Dursun Uyar'ın tutuklanması gerektiğini kamuoyuna açıklamak istiyorum."
....................

Vatan Gazetesi - 24.10.2006

Bağış karşılığı kontenjan iddiası

Acaristan

Orman talanı ile suçlanan Acarkent, Beykoz'da görevli savcılarla yakın ilişki kurdu. Bu ilişki iki savcıyı yerinden etti.

@ Acaristan'ın üç savcısı

Orman talanı ile suçlanan Acarkent, Beykoz'da görevli savcılarla yakın ilişki kurdu. Bu ilişki iki savcıyı yerinden etti. İddialara göre, Acarkent'in partisinde savcı Cahit Atalay'a 'piyangoyla' araba hediye edildi, Beykoz Başsavcısı Cengir Ertutkun'un oğlu 6 ay İtalya'da dil eğitimine gönderildi ve Savcı Cevdet Ünal'ın oğlu da Acarlar Şirketi'nde işe yerleştirildi.

Orman talanı ile suçlanan Acarkent, Beykoz'da görevli savcılarla yakın ilişki kurdu. Bu ilişki iki savcıyı yerinden etti.

Erdal ve İsmet Acar'ın yılbaşı partisinde savcıya "piyangoyla" araba hediye ettiği, hâkimleri kulübe parasız üye yaptığı ve 8 bin metrekare devlet ormanını Acarkent'e kattığı iddia edildi.

1 - SAVCI, ŞİKELİ ÇEKİLİŞTE OTOMOBİL KAZANDI
Acarlar'ın eski çalışanı Ahmet Başer'in Adalet Bakanlığı'na yaptığı ihbara göre, Acarkent'te yılbaşı balosunda düzenlenen piyangoda, Beykoz'da orman suçlarına da bakan savcı Cahit Atalay'a otomobil çıkarıldı. İhbar üzerine Atalay'ın görev yeri değiştirildi. Otomobili halen savcının eşi kullanıyor.

BAŞSAVCININ OĞLU İTALYA'YA DİL EĞİTİMİNE GÖNDERİLDİ

2 - BAŞSAVCININ OĞLU İTALYA'YA DİL EĞİTİMİNE GÖNDERİLDİ
Orman Müdürlüğü'nden emekli olup Acarlar'da müdür olan ancak silahlı tehdit iddiasıyla Acar ailesine dava açan Ahmet Başer, Adalet Bakanlığı'na "Acarlar, Beykoz Başsavcısı Cengiz Ertutkun'un oğlunu altı ay İtalya'da okuttu" diye ihbarda bulundu. Ertutkun'un görev yeri değiştirildi.

SAVCININ OĞLU ACARLAR ŞİRKETİNDE İŞE YERLEŞTİRİLDİ

3 - SAVCININ OĞLU ACARLAR ŞİRKETİNDE İŞE YERLEŞTİRİLDİ
Başer'in son iddiasına göre, şimdiki Beykoz Cumhuriyet Savcısı Cevdet Ünal'ın oğlu da Acarlar şirketinde işe sokuldu... Başer, Bakanlığa verdiği dilekçede, Beykoz Adliyesi'nde Acar ailesi aleyhine karar çıkmadığını iddia etti "Takipsizlik kararları incelensin" dedi.
....
Sabah Gazetesi - 27 Kasım 2006 Pazartesi

Milli Eğitim

@ Çelik "sahteciliği" kabul etti

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Öner Güney'in, 2005 yılında görevinden alınırken evrakta sahtecilik yapıldığı ortaya çıktı.

Güney'in, 30 Temmuz 2003 tarihli dilekçesinin, tarih kısmında tahrifat yapılarak 2005 yılına çevrildiği Bakan Hüseyin Çelik tarafından da kabul edildi.
AKP iktidarı döneminde birçok faaliyeti tartışılan, özellikle de kadrolaşma konusunda sık sık gündeme gelen Milli Eğitim Bakanlığı, son yaşanan bir olayla da "sahtekarlık skandalına" imza attı.
.....
Sabah Gazetesi - 04.09.2006

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ? HAYAT NORMAL Mİ?

ALTIN TOPLAMA USULÜ

........
12.02.1994 tarihli Zaman Gazetesi'nin Avrupa Baskısında yer alan, Livaneli SHP'li değil mi başlıklı (İSTANBUL, Rasih YILMAZ'a ait ) bir haberin son paragrafında : Erdoğan kendilerini halkın maddi imkanlarını seferber ederek desteklediğini ifade ederek, « Bizi bu yerlere yamamak istiyorlar ama başaramıyorlar. Genç kızlarımız, kadınlarımız kollarındaki bilezikleri vererek bizi destekliyorlar. Adalet Bakanı Oktay hakkında verdiğimiz gensorunun hemen ardından böyle bir şeyin ortaya atılarak bir günde soruşturma açılması düşündürücü » şeklinde konuştu.

Zaman Gazetesi - 12.02.1994

@ Bak şu rezilliğe...
AKP'li Başkan'dan seçmene dayak

Bursa'nın Kestel ilçesine bağlı AKP'li Barakfaki Belde Belediye Başkanı Ali Kök'ün belde sakinlerinden Necdet Sezen'i yumrukladı. 5 günlük "işgörmez" raporu alan Sezen, Başkan Kök'ten davacı olacağını söyledi.
Merkez Kestel İlçesi'ne bağlı Barakfaki Belediyesi'nde 28 Mart 2004 tarihinde yapılan yerel seçimlere AKP adına katılan Ali Kök (51) en yakın rakibi olan DYP'li Ali İvgin'den 8 oy fazla alarak 533 oyla belediye başkanı seçildi. Seçimlerin ardından İçişleri Bakanlığı'na gönderilen imzasız dilekçede, daha önceki dönemde ANAP'tan Belediye Başkanı seçilen Ali Kök ve eşi Duriye Kök'ün, seçim öncesi belde sakinlerinden 300 dolar karşılığında oy istediği, bunlar arasında Barakfaki'de oturan emekli işçi Necdet Sezen'in (51) annesi Refika ve eşi Bahriye Sezen'in olduğu öne sürüldü.
....
Hürriyet Gazetesi - 19 Ekim 2006

@ Recep Tayyip Erdoğan'dan yeni kaset :

Gerekirse papaz elbisesi bile giyerim

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kaseti daha ortaya çıktı. Erdoğan, 1995'teki konuşmasında, verdikleri mücadelenin iktidara gelmesi uğruna papaz elbisesi bile giyebileceğini söylüyor.
Star TV'de yayınlanan kasette Erdoğan, kurallarını kendi inancı dışındaki yapının koyduğu bir toplumda yaşadıklarını belirterek, "O kuralları değiştirip kendi nizamımızı getirmenin mücadelesini veriyoruz" diyor. Ardından Erdoğan mücadelenin yöntemini şöyle açıklıyor: "Biz bu toplumun içinde yeni bir nizamı hakim kılmanın mücadelesi içindeyiz. Neydi o mücadele? Zamana ve zemine göre değişmeyen doğrunun iktidar olmasıdır. Bu mücadeleyi iktidara getirme noktasında gerekiyorsa ne yaparım dedim. Papaz elbisesi dahi giyerim. Bu var mı usulün içinde? Var tabii ki."
Erdoğan yine aynı dönemde bir başka kasette de laikliği "Dinsiz bir zihniyetin zulmüdür, bu ülkede müslümanlara yapılanlar" sözleriyle yorumluyor.

İSTANBUL
Milliyet Gazetesi - 30.05.2002

@ Vali eşofmanla tuvalet açtı

Nevşehir Göreme'de balon turları düzenleyen Anatolia Balloon firmasının yaptırdığı tuvalet, Vali Asım Hacımustafaoğlu tarafından açıldı. Anatolia Balloon firması sahibi Halil Uluer, Göreme Beldesi başta olmak üzere Kapadokya bölgesini gezen turistlerden sık sık tuvaletlerin yetersizliği ve hijyeni konusunda şikâyetler duyduklarını, bu nedenle firma olarak temiz ve modern bir tuvalet yaptırmaya karar verdiklerini belirtti. Vali Hacımustafaoğlu, firma yetkililerine teşekkür ederek tuvaletin kurdelesini kestikten sonra tuvalet ve lavaboları inceledi

SİNAN KORKMAZER, Nevşehir, DHA
Milliyet Gazetesi - 27 Kasım 2006 Pazartesi

Baykal'dan Erdoğan'a : "Asabı, fiziği, kimyası, geometrisi bozuldu"

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ? SKANDALLAR ÖRT BAS MI EDİLİYOR?

@ AKP'de bir aşk skandalı daha

AKP'de aşk skandalları ardı ardına patlıyor. BOTAŞ BİL'in Genel Müdürlüğü'ne 'özel istek'le atanan Muvaffak Çığ, "yasak aşkı'yla" Didim'de otel sefası yaparken objektiflere yakalandı
......
Metin ÖZKAN, ANKARA
Tercüman Gazetesi - 17.10.2006

Suç Patlaması

@ Yurtta kalan 148 çocuk zehirlendi

Bursa (AA) - Bursa Valisi Nihat Conpolat, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) bağlı Sırameşeler Çocuk Yuvası ve Yetiştirme Yurdunda 148 çocuğun öğle yemeğinden zehirlendiğini belirterek, "3 tanesi yoğun bakımda, onların da durumu iyi. Büyük çoğunluk da taburcu edildi" dedi.

Çekirge Çocuk Hastanesi'nde tedavi altında alınan çocukları ziyaret eden Vali Canpolat, gıda zehirlenmesi nedeniyle çeşitli hastanelere kaldırılan çocukların büyük çoğunluğunun taburcu edildiğini, sadece Çekirge Çocuk Hastanesi'nde 28 çocuğun müşahede altında tutulduğunu bildirdi.

Çocukların sağlık durumlarının iyi olduğunu, 1-2 saat içinde büyük çoğunluğunun taburcu edilerek yurtlara gönderileceğini ifade eden Canpolat, "148 çocuğumuz öğle yemeğinden zehirlendi. Şu an 3 tanesi yoğun bakımda, onların da durumu iyi. Büyük çoğunluk da taburcu edildi. Çok şükür ciddi bir sağlık sorunu yaşanmadı" diye konuştu.

Canpolat, çocukların yedikleri öğle yemeğinden zehirlendiğinin tespit edildiğini, konuyla ilgili incelemenin başlatıldığını sözlerine ekledi.

Mynet Haber - 25.11.2006

@ AKP İlçe Başkanı uyuşturucudan tutuklandı

Sivas'ın İmranlı İlçesi'nde bir ay önce yapılan operasyonda otomobilinde esrar ve eroin bulunan AKP İlçe Başkanı Ahmet İşleyen tutuklandı

Bir yıl önce yapılan kongrede İlçe Başkanı seçilen İşleyen partiden ihraç edildi.

İl genelinde ve ilçelerde uyuşturucu ticaretine yönelik olarak başlatılan operasyonlar çerçevesinde AKP İmranlı İlçe Başkanı Ahmet İşleyen'in otomobili Zara İlçesi yakınlarında durduruldu. Yapılan aramada otomobilin gizli bölmelerinde miktarı açıklanmayan esrar ve eroin ele geçirildi.

Kamuoyuna yansıtılmadan gizlice gerçekleştirilen operasyonun ardından İşleyen, `uyuşturucu madde ticareti yapma' iddiasıyla sevkedildiği nöbetçi mahkemece tutuklanarak İmranlı Cezaevi'ne gönderildi.

Bu arada AKP Sivas İl Yönetimi de adı uyuşturucu ticaretine karıştığı gerekçesiyle İşleyen'i görevden alıp partiden ihraç etti.

Aynı zamanda İmranlı İlçesi yakınlarında yolcu otobüslerinin mola verdiği İşleyen Petrol Tesisleri'nin sahibi olan Ahmet İşleyen'in daha önce de uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçundan soruşturma geçirdiği öğrenildi.

Vatan Gazetesi - 14.11.2006

bürokratın hibe skandalı

Bize dost olmayanlar stratejik ortak  olur mu? - ABD’den PKK’ya silah yardımı

@ ABD'den PKK'ya silah yardımı

Üç ABD helikopteri, PKK'ya silah indirdi. Irak'ın kuzeyindeki Kurmiye bölgesine halılara sarılı halde füzeler ve bombalar bırakıldı. İran sınırındaki köye uçaklara karşı kullanılan 2 adet strella füzesi ve 18 paket C-4 patlayıcısı indirildi.
......
Ulusal Kanal - Cuma, 18 Ağustos 2006

ABD'DEN PKK'ya yardım iddiası

@ Rumsfeld'in danışmanı: ABD Kürtlere ihanet etmeyecek

İhsan DÖRTKARDEŞ, DHA

ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve 2004'deki lrak Geçici Koalisyon Yönetimi danışmanı Michael Rubin, Kürtler ile ABD yönetiminin yakın müttefik olduğunu belirterek, "Kürt-Amerikan ilişkileri ortak çıkarlara dayanmaktadır. Kürdistan, istikrarlı ve güvenli bir bölgedir. Kürtlerle böylesi bir ittifak geliştirmek Amerika'nın çıkarınadır" dedi.

Amerikan Girişim Enstitüsü akademisyenlerinden, lrak eski Geçici Koalisyon Yönetimi danışmanı Michael Rubin, Kürtler'in 1975 yılında uğradığı Amerikan ihanetinin tekerrür etmeyeceğini, ittifakların da sonsuza kadar olmadığını savundu. Kürtler'i ABD'nin yakın müttefiki olarak nitelendiren Rubin, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin lideri olduğu Kürdistan Yurtsever Birliği'nin resmi yayın organı "Kurdistani Nwé Gazetesi'ne konuştu. Michel Rubin "Kürt-ABD ilişkileri ortak çıkarlara dayanmaktadır. Kürdistan, (Kuzey Irak) istikrarlı ve güvenli bir bölgedir. Kürtler'le böylesi bir ittifak geliştirmek Amerika'nın çıkarınadır" dedi.

ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'ın eski danışmanlarından Michel Rubin, Amerika yönetimi güçlerini lrak'tan şuan çekmesi halinde, teröristlere doğrudan zafer davetiyesi çıkarılacağını anlatırken, "ABD şu aşamada güçlerini lrak'tan çekerse, bölge felakete sürüklenir. Meydan teröristlere kalır ve şiddet tırmanır. Teröristler böylece Ortadoğu'yu tümden tehdit eder" diye konuştu.

Milliyet Gazetesi - 05 Kasım 2006 Pazar

Rumsfeld'in danışmanı : ABD Kürtlere ihanet etmeyecek

Diyarbakır Belediyesi'nin resmi sitesi de Kürtçe yayında! Ne yazk ki hiç ses çıkaran yok!

@ Diyarbakır Belediyesi'nin resmi sitesi de Kürtçe yayında! Ne yazk ki hiç ses çıkaran yok!

@ Diyarbakır'da Kürtçe Çocuk Kütüphanesi Açıldı

Astrid Lindgren Vakfı desteğiyle Stockholm Kürt Kültür Vakfı ve Umut Işığı Kadın Kooperatifi'nin ortaklaşa çalışmaları sonucu oluşturulan Kürtçe Çocuk Kütüphanesi projesine İsveç Enstitüsü ve Kayapınar Belediyesi ile Olof Palme Uluslararası Merkezi de ekonomik ve sosyal katkıda bulunuyorlar.

Stockholm Kürt Kültür Vakfı Başkanı Salih İnce, Astrid Lindgren Çocuk Kültür Kitap ve Gelişimevi projesini evrensel çocuk hakları beyannamesinin 30. maddesi dayanılarak oluşturulduğunu belirtiyor.

Türkiye'nin Avrupa birliği üyeliği sürecinde kabul ettiği Kopenhag kriterleri çerçevesinde gerçekleşen kültürel haklarla ilgili iyileştirmelere katkıda bulunmak istediklerini söyleyen Stockholm Kürt Kültür Vakfı proje sorumlusu Hüsam Aslan ise proje için henüz sadece 3 yıllık ekonomik desteğin sağlandığı fakat kütüphane mekanın kalıcı olması için finansal kaynak aranmasına devam edildiğini açıkladı.

Kütüphane yetkilileri, çocukların dilsel gelişimlerine yönelik kültürel ve pedogojik etkinlikler düzenlemeyi ve çocuk edebiyatının tanınmış uluslararası yazarlarını bu etkinler çerçevesinde çocuklarla buluşturmayı hedefliyorlar.

2 ile 6 yaş arası için oyun odası

Kütüphanede Kürtçe'nin Türkiye'de en yaygın kullanılan Kurmanci ve Zazaki lehçelerine çevrilmiş dünya klasik çocuk edebiyatı klasiklerinin yanı sıra Türkçe çocuk masal kitaplarının bulunduğu ayrı bir bölümde yer alıyor. Kütüphanede 2 ile 6 yaş arası çocuklara hitap eden oyun odasının yanı sıra okuma salonları ve çalışma köşeleri bulunuyor.

Kütüphanenin açılışına İsveç Konsolosu Ingmar Karlsson, Anıka Svahnström, Astrid Lindgren'in kızı ve damadı Karin- Carl Olof Nyman çifti, İsveç Uluslararası Kütüphane Şefi Larry Lempert, çocuk edebiyatı yazarlarından Gunilla Bergstöm ile Jujja Wieslander, Olof Palme Uluslararası Merkezi temsilcisi Nivin Yosef, yazar Fırat Ceweri ve Suzan Samancı ile yerel yöneticilerinde aralarında bulunduğu konuklar katıldı.

İlk etkinlik "Kütüphane, Kültür ve Çocuk Edebiyatı" paneli

Kütüphane ilk etkiliğini yarın (7 Ekim) gerçekleştiriliyor. "Kütüphane, Çocuk ve Edebiyat konulu" panelin konuşmacıları İsveçli çocuk edebiyatçıları Gunilla Bergström, Jujja Wıeslander, Fırat Ceweri, Larry Lempert ile romancı Suzan Samancı. (ŞN/KÖ)
Şirvan NURAY, BİA Haber Merkezi
06.10.2006

Yimpaş'ın faiz yalanı

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ? GÜVENLİK NASIL?

@ Kalaşnikoflu gaspçılar!

Eyüp'te, bir otobüs firmasında tahsildar olarak çalışan Nurat Güler, şubelerin paralarını topladıktan sonra tabancalı ve kalaşnikof tüfekli üç gaspçının saldırısına uğradı. Yaşları 14-20 arasında değişen saldırganlar, tahsildarı bacağından vurduktan sonra içi para dolu poşeti alarak kaçtı.
Gaspçılar otomobille kaçarken, silah sesini duyan diğer yazıhane çalışanları dışarı fırladı. Yazıhanenin servis şoförü Ramazan Yurdakul da minibüsle gaspçıların peşine düştü ve polisi cep telefonuyla yönlendirdi. Polis ekipleri Gaziosmanpaşa'da gaspçıların otomobiline yetişti. Gaspçılar peşlerinden ayrılmayan Yurdakul'un minibüsüne ateş açtı, bu nedenle polisle birlikte servis şoförü de yavaşladı. Gaziosmanpaşa Gazi Mahallesi'ne giren saldırganlar, ara sokaklarda izlerini kaybettirdi. Ayakta tedavi edildikten sonra taburcu edilen Nurat Güler, poşetin içinde yaklaşık 20 bin YTL olduğunu söyledi.

Mutlu BOZDAĞ, İstanbul
Milliyet Gazetesi - 22.10.2006

tüyler ürperten cinayet - 27 Kasım 2006, Hürriyet Gazetesi, Ergün AYAZ/İZMİT(Kocaeli), (DHA)

@ AKP Güvenliği dert etmiyor.

Yunan yetkililer, evinde ölü bulunan bir yüksek düzey mühendisin bu Vodafone skandalıyla alakası olduğu üzerinde de duruyordu. Görünen o ki, AKP hükümetinin güvenlik derdi yok.

YUNANİSTAN'da casusluk yapan bir şirkete Telsim'i verdiler. Bizim Telekom ve bütün cep telefonu şirketleri yabancıların kontrolünde olduğu için, nasıl olsa telefonlarımızın dinlendiği ortaya çıkmaz!!!
Yunan Bakan Vulgarakis, Amerİkan ve İngiliz casuslarzın yaptığı dinlemeyi doğrulamıştı.

Vodafone skandalıyla mı ilgili

Bombalı saldırıya uğrayan Yunan Kültür Bakanı Yorgos Vulgarakis, yaklaşık iki ay öncesine kadar İçişleri Bakanı'ydı. Adı Vodafone'un yaptığı geniş kapsamlı casusluk skandalına karışınca bu görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.

Skandalı Yunan kamuoyuna açıklayan da Vulgarakis'ten başkası değildi. Daha da önemlisi Vulgarakis içişleri bakanı sıfatıyla bu dinleme işinde Amerikan ve İngiliz istihbarat örgütlerinin bulunduğunu resmi ağızla ifade etmişti.

Salı sabahı erken saatlerde Yunanistan'da bir suikast girişimi yapıldı. Yaklaşık iki ay öncesine kadar Yunanistan'da İçişleri Bakanı (Kamu Düzeni Bakanı - 2004/2006) olarak görev yapan ve halihazırda Kültür Bakanlığı görevini yürüten Yorgos Vulgarakis'in evinin yakınında bir bomba patladı. Yunan basın ve televizyonlarında ayrıntıları verilen habere göre, patlayan bomba oldukça profesyonel bir eylem ve saldırıyı düzenleyenler muhtemelen Vulgarakis'i öldürmek istemişler. Ama bakanın bir kaç dakika gecikmeyle evinden çıkmış olması hayatını kurtarmış.
....
Yeniçağ Gazetesi - 31.05.2006

@ Başbakan Recep Tayyip Erdoğan :
"Evet, ülkemi pazarlıyorum."

Şişli'deki Cevahir Alışveriş ve Eğlence Merkezi'nin açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, "Ülkede yatırım yapılmasını teminen dünyanın bütün girişimcileri ile her yerde görüşürüm. Çünkü ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim. Bunu her ülkenin başbakanı yapıyor. Bugüne kadar benim başbakanlarım yapmamışsa bu ileri bir anlayış değildir" dedi.
......
Haber X - 15.10.2005 20:59

@ Doktoru hastaneden kaçırdılar

Nevşehir'de hastaneden silah zoruyla kaçırıp, çıplak fotoğraflarını çektikleri doktordan şantajla para istedikleri iddia edilen 2'si kadın 4 kişi yakalandı.
Nevşehir Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, polise başvuran F.A, Nevşehir Kadın Doğum Ve Çocuk Hastanesinde doktor olarak görev yapan eşi M.A'nın kaybolduğunu bildirdi.
Çevre illerin emniyet müdürlükleri ile irtibat kurulmasının ardından M.A'nın da içinde bulunduğu 50 DR 766 plaklı otomobil, Adana'nın Pozantı ilçesi yakınlarında durduruldu.
Otomobilde bulunan C.D. ve S.D. adlı kadın, polis tarafından gözaltına alındı. Otomobilde yapılan aramada 1 tabanca, 1 şarjör ve 6 mermi ele geçirildi. Olaya karıştıkları iddia edilen ve adları açıklanmayan 1'i kadın, 2 kişi de Mersin'de yakalandı.
M.A'nın, zanlıların kendisini silah zoru ile kaçırdıklarını, çıplak fotoğraflarını çekerek şantajla para istediklerini söylediği belirtildi.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Sinan KORKMAZER
NEVŞEHİR, DHA
Hürriyet Gazetesi - 13 Kasım 2006

incirlik'te kelepçelendi, sahipsiz kalınca istifa etti

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ? AKP İLE Sağlığımız ne alemde?

@ Üç hastane üç büyük skandal

.....
Varan 1

CİHAN, ÖZEL HASTANEDE AMELİYATTA VERİLEN YANLIŞ KANIN KURBANI OLDU

İNGİLTERE'de yaşayan Zeynep ve Rahim Coşkun çiftinin omurgasındaki eğrilik nedeniyle yürüme engelli dünyaya gelen 16 yaşındaki oğulları Cihan, Mersin'in Tarsus İlçesi'ndeki özel bir hastanede geçirdiği bir dizi ameliyat sonucunda yaşamını yitirdi. Cihan'ın ailesi, çocuklarına yanlış kan verildiğini ve ortaya çıkan komplikasyonların ameliyat olduğu hastane koşullarında giderilemediği için öldüğünü iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine savcılık soruşturma başlattı.

Özel hastanedeki tedavi sonuç vermeyip, genel durumu bozulunca Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilen Cihan Coşkun, uzun süre komada kaldıktan sonra 24 Kasım'da öldü.

Anesteziyoloji ve Reanimasyon Servisi'nde Cihan Coşkun'un tedavisiyle ilgilenen doktorlar, ona ameliyat sırasında "hatalı kan verildiği ve ortaya çıkan komplikasyonda ilk müdahalenin gereği gibi yapılmamış olabileceği" teşhisi koydu.

Çocuklarının yürüyeceği umuduyla büyük paralar harcayıp sevinç yaşayan Coşkun Ailesi, Mersin Baro Başkanı İsa Gök'le görüşüp, hastane sahibi ve Başhekimi Dr. Ömer Sayar hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na "ihmal sonucu ölüme sebebiyet" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Çocuklarının cenazesini defnetmeden şikayette bulunan aile, kapsamlı otopsi yapılmasını, üniversite hastanesindeki doktorların da ifadelerinin alınmasını istedi.

Şikayet üzerine soruşturma başlatan savcılığın talimatıyla Cihan Coşkun'un cenazesi Adana Adli Tıp Kurumu'na götürülüp, burada otopsi yapıldı. Daha sonra aileye verilen cenaze, Kahramanmaraş'ın Afşin İlçesi'ne bağlı Kötü Köyü'nde toprağa verildi.

Hastane sahibi Dr. Ömer Sayar, konu yargıda olduğu için konuşmayacağını söylemekle yetindi. Savcılık, Dr. Sayar'ın yanı sıra, Tıp Fakültesi Hastanesi'nde Cihan'ın tedavisiyle ilgilenen doktorların da ifadelerini alacak.

Varan 2

KALP AMELİYATI HAMZA'YI FELÇ ETTİ

ADANA'da doğuştan kalbi delik olan 2.5 yaşındaki Hamza Akçalı, kalp kapakçığı ameliyatı sonrası felç oldu. Minik Hamza'nın bu durumuna üzülen dedesi 53 yaşındaki Hamza Akçalı da kısmi felç geçirip, konuşma yeteneğini kaybetti.

4 hafta hastanede kaldıktan sonra taburcu edildiğinde gözleri görmeyen, yürüyemeyen, duyamayan ve konuşamayan Hamza'nın ameliyat sırasında suni solunum cihazındaki sorun nedeniyle bitkisel hayata girip, felç olduğunu öğrendiğini öne süren anne Dilek Akçalı, "Ameliyat sonrası doktor bize, "Hiç bir sorun yok, uyuyor" dedi. Gece geç saatlerde "Oğlunuzun beyninde bir ödem oluştu. Gözleri görmüyor" açıklaması yapıldı. Sabah ise, "Oğlunuz tamamen felç oldu" dediler. Beynimizden vurulmuşa döndük. 4 hafta kaldıktan sonra, "Evinize götürün, bizim yapacağımız bir şey kalmadı" diye taburcu ettiler. Daha sonra görüştüğüm Dr. Hakan Poyrazoğlu, "Bu çocuğun bu hale neden geldiğini ben de anlamadım. Ama siz ameliyat için acele ettiniz" diye konuştu. Oğlumu bu hale getirenlerden şikayetçiyim" dedi. Dolmuş şoförü baba Müjdat Akçalı oğlunun ardından bu olaya üzülen babasının da felç olmasıyla yıkıldıklarını anlattı. Akçalı ailesi savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Alper Akınoğlu, bu durumun tıbbi hata olarak görülmemesi gerektiğini iddia ederek, "Bazı fonksiyonlar ileride düzelebilir. Aileye Rektörlük olarak her türlü kolaylığı ve desteği göstereceğiz" açıklamasını yaptı.

Varan 3

TOPLU TAŞIMAYLA HASTA ÇOCUK NAKLİ

37 yaşındaki yeşil kart sahibi Kaplan Tuna, geçen yıl sağ gözünde tümör çıkan oğlu Cem'i (3) ameliyat ettirerek protez taktırdı. Cem Tuna, yaklaşık bir yıldır, ayda üç kez götürüldüğü Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilaç tedavisi görüyordu. Babası 10 gün önce havale geçiren Cem'i, önce sağlık ocağına, daha sonra sırasıyla Zeynep Kamil, Haydarpaşa Numune ve Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdü.

Hastanede iki gün kalan oğluna gerekli tedavilerin yapılmadığını iddia eden Kaplan Tuna, bir hafta önce saat 07.00 sıralarında, oğlunu kaldığı gözetim odasından alarak, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürmek üzere halk otobüsüne bindi. Kalabalık olan halk otobüsünde yaklaşık bir saat oğlunu kucağında taşıyan Kaplan Tuna, daha sonra tramvay ve taksiye binerek hastaneye ulaştı. Hastanenin Acil Servisi'nde yoğun bakıma alınan Cem Tuna, bir haftadır ölüm-kalım mücadelesi veriyor.

Ancak Kartal Eğitim hastanesi yetkilileri, hastanın 24 Kasım gecesi acile getirildiğini, tetkik amaçlı tomografi istediklerini belirttiler. Cem Tuna'nın sabah beyin cerrahının muayenesi ve MR çekilmesi için hastaneye gelmediğini kaydeden yetkililer, "Bu nedenle hastaneye yatış yapıldığına dair yeni bir kayıt yapılmamış. Hastanın tedavisine devam edilememiş" dedi.

Baba Tuna, "İnsanlara ikinci sınıf muamelesi yapılmasın. Oğlum hayatını kaybederse önce organlarını bağışlayacağım sonra da yetkilileri şikayet edeceğim" dedi.

Hürriyet Gazetesi - 02 Aralık 2005 07:10

@ Hasta, hastayı hastanede soydu

Eskişehir'de, hastanede tedavi gören bir hasta ve refakatçinin 2 cep telefonu, elbise ve kol saati, aynı odada kalan başka bir hasta tarafından çalındı.

Edinilen bilgiye göre olay, Eskişehir Devlet Hastanesi'ndeki Dahiliye Servisi'nde meydana geldi. Bahse konu serviste tedavi gören Murat Yılmaz (18) ile yanında refakatçı olarak kalan babası Yakup Yılmaz (44) gece uykuya daldı. Bu sırada aynı odada kalan hasta H.A. etejyerin üzerinde bulunan şahıslara ait 2 cep telefonu ile elbiseleri ve kol saatini çalarak kaçtı. Sabah kalktıklarında olayı fark eden baba-oğul, polise haber verdi. Ekipler, firari zanlı hastanın yakalanması için çalışma başlattı.

İHA, Medimagazin 21.10.2006

@ Karı-Koca A.Ş.

Sağlık Bakanlığı Müşteşar Yardımcısı'nın eşinin ortak olduğu şirkete hastaneler ihalesiz iş verip tatlı para kazandırıyor

Sağlık Bakanlığı'nın hastanelerdeki bilgi işlem sistemlerinin dışarıdan alınabilmesine yönelik genelgesi, Türkiye'nin son dönemde gördüğü en büyük "tatlı para" operasyonlarından birinin ortaya çıkmasına neden oldu. Genelgenin ardından Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sabahattin Aydın'ın eşi Sibel Aydın'ın ortak olduğu "Bilbest" şirketine trilyonlarca liralık iş verildiği belgelendi.

Aydın'ların karı-koca karıştığı olay, şöyle gelişti:

Türkiye'de yüzlerce devlet hastanesinin otomasyon sistemini birbiriyle uyumlu hale getirmek, sağlıklı bir veri tabanı oluşturmak ve hastane hizmetlerinin daha seri biçimde sunulabilmesi için 57. Hükümet döneminde Sağlık Bakanlığı bir çalışma başlattı.

Bakanlık, tüm hastanelerin ihtiyaçlarını giderebilecek bir yazılım sistemini merkezde bulunan uzman bir ekiple birlikte geliştirme çalışmalarına start verdi. Önceki hükümeti döneminde oluşturulan yazılım sistemi pilot hastanelerde uygulanmaya başlandı. Ancak AKP'nin iktidara gelmesinin ardından Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın yayınladığı bir genelge ile birlikte bakanlığın tek merkezden yazılım programı hazırlamasına devam edilmeyeceği bildirildi. 10.04.2003 tarih ve 2003/36 sayılı genelge ile bilgisayar hizmetlerinin hastaneler tarafından kendi ihtiyaçları doğrultusunda alınacağı açıklandı.
Sağlık Bakanlığı Müşteşar Yardımcısı'nın eşinin ortak olduğu şirkete hastaneler ihalesiz iş verip tatlı para kazandırıyor
......
Sabah Gazetesi - 27.03.2006

@ Yasak saç boyaları Türkiye'de mi?

İçindeki 22 ayrı zararlı kimyasal madde nedeniyle Avrupa Birliği ülkelerinde 1 Aralık 2006 tarihinden itibaren satışı yasaklanan saç boyalarının, Türkiye pazarına yönlendirildiği öne sürüldü.

Türkiye'deki saç boyası pazarının önemli bölümünü elinde bulunduran markaların Adana Bölge Distribütörü İsmail Rasim İzlemek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AB'ye aday ülke Türkiye'de uyum çalışmaları kapsamında birçok yasa ve yönetmelik çıkarıldığını, bu nedenle saç boyasında da AB'deki yasaklamanın Türkiye'de de olması gerektiğini savundu.

AB ülkelerinde 1 Aralık 2006 tarihinden itibaren, içindeki 22 ayrı kimyasal madde nedeniyle yasaklanan saç boyalarının, Türkiye pazarına yönlendirildiğini iddia eden İzlemek, "Önlem alınmaması durumunda Türkiye, AB'nin kozmetik çöplüğü olur" dedi.

İzlemek, marka olmuş birçok kozmetik firmasının saç boyalarının formülünü değiştirdiğini, bu konudaki en önemli adımın İtalyan bir firmadan geldiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Kar arzusuyla zararlı oldukları bilimsel olarak kanıtlanmış ürünleri Türkiye pazarından çıkarmalıyız. Bunun yerine saç boyası formülünü kişiye zarar vermeyecek şekilde hazırlayan ve bu da bilimsel olarak kanıtlanan firmaların ürünlerine yönelmeliyiz. Bazı distribütörler bunu yapıyor ancak, kar marjı nedeniyle bu ürünlerin ithalatını yapanlar da oldukça fazla."

İzlemek, AB komisyonunun geçen temmuz ayında aldığı kararda, üretiminde kullanılan 22 kimyasal madde nedeniyle, söz konusu ürünlerin mesane kanserine bile yol açtığının vurgulandığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Saç boyalarının üretiminde 1 Aralıktan itibaren kullanılamayacak kimyasal maddeler arasında hydroksindole, solvent kırmızı 1, portakal asidi 24, kırmızı asit 73, diaminobenzoic asit, methoksi, siklopentil, chloro 2 ve aminofenol gibi çeşitli kimyasal maddeler bulunuyor."

İzlemek, AB'de kozmetik sektörünün yüzde 8'ini oluşturan saç boyası pazarının yıllık büyüklüğünün 2.5 milyar avroyu bulduğunu, bu ülkelerde kadınların yüzde 60, erkeklerin ise yüzde 10'unun saçını boyadığını ifade ederek, "Türkiye'de bu konuda yapılmış bir istatistik bulunmamakla birlikte kadınlar ve erkeklerde kozmetik kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Bu nedenle, AB ülkeleri Türkiye'yi kozmetikte dev bir pazar olarak görüyor" dedi.

Mynet Haber - 18.11.2006

Hastanede Skandal, 27.09.2006

Yetkililer neden geciktiler?

@ Çocuk doktoru pornocu çıktı

Başbakan Erdoğan'ın "Bizi ciddi biçimde tedirgin ediyor" sözleri üzerine, İstanbul'da 18 adrese baskın yapıldı. 14 kişi gözaltına alındı. Zanlılar arasında Silivri'de görev yapan bir çocuk doktoru da var.
......
Toygun ATİLLA - Çetin AYDIN
Hürriyet Gazetesi - 15 Aralık 2006

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ? AKP İLE YOLSUZLUK KONUSU?

@ AKP Yolsuzluk Batağında

Hatay'daki "Ali Dibo" olayının ardından üç kentte daha yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ortaya atıldı
....
Sendika.org - 12 Mayıs 2006

@ AK Parti ilçe başkanı zimmete para geçirmekten 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı...

AK Parti Bayat İlçe Başkanı Mustafa Memiş (40), Bayat Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanlığı yaptığı dönemde zimmetine para geçirdiği iddiası ile açılan kamu davasında 5 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.
......
Press Türk - 31 Temmuz 2006 13:55

@ Yolsuzluğu ihbar eden AKP'li ihraç ediliyor

CHP Hatay Milletvekili Gökhan Durgun, yolsuzlukları ihbar eden milletvekillerinin, başkanların, AKP'den diskalifiye edildiğini öne sürdü.
AKP'nin, "AKİM" diye bir merkez oluşturduğunu, teşkilatlardan genelgeyle, ilçedeki sorunların iletilmesinin istendiğini belirten Durgun, Tüfekçi'nin de bunun üzerine sorunlara ilişkin yazı gönderdiğini söyledi.
Durgun, daha sonra Tüfekçi'nin görevden el çektirildiğini, kongrede aday olmasının engellendiğini
iddia ederek, "Başbakan, böyle bir sistem kurarak hem yolsuzlukların üzerine gidiyormuş gibi yapıp, hem de iddiaları ortaya atanları diskalifiye ediyor. Yolsuzlukları ihbar eden milletvekili, başkan düzeyinde de olsa, AKP'de yer bulamıyor, diskalifiye ediliyor" diye konuştu.
.......
ANKARA (A.A) - 29 Kasım 2006

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ? Ali Dibo ile  vaziyet iyi, durum bozuk!

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ? Takip edilen yol ve  Terör?

@ AKP-ABD oyalıyor, PKK vuruyor

AKP hükümeti Türkiye'nin güvenliğini bırakıp Lübnan'ı düşünürken, yine yürekler yandı. Ortalığı boş bulan teröristler şehre indi. Şırnak'ta 3, Hakkari'de 2, Van'da da 1 askerimiz şehit oldu. Türkiye yasta.

HÜKÜMET, ABD'nin atadığı koordinatör vasıtasıyla PKK ile masaya oturmaya hazırlanırken dün peşpeşe şehit haberleri geldi.. Şırnak'ta terör örgütünün uzaktan kumandalı patlayıcı ile yaptığı saldırı sonucu Piyade Üsteğmen Ahmet Şevki Evin ve Piyade Er Mehmet Öztürk'ün olay yerinde, Piyade Asteğmen Furkan Işık'ın ise ağır yaralı olarak kaldırıldığı Diyarbakır Askeri Hastanesi'nde şehit oldu

BU acı haber ile Türkiye yasa bürünürken 2 kahredici haber de Hakkari ve Van'dan geldi. Hakkari'nin Çukurca İlçesi Köprülü Jandarma Tabur Komutanlığı'na düzenlenen saldırıda da 2 asker şehit olurken, 2 asker de yaralandı.Van'da ise İran sınırında devriye gezen askerlere terör örgütü PKK militanlarınca ateş açıldı. Saldırıda 1 er şehit oldu. Bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.
......
Ortadoğu Gazetesi - 03.09.2006

Mahir Kaynak : "ABD Öcalan'ı siyasi lider yapmak istiyor"

@ ABD, PKK'ya karşı harekete geçemez

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Los Angeles Times yazarı Kim Murphy imzasını taşıyan uzun bir yazısında Kuzey Irak'taki PKK varlığını ve Kürt sorununu değerlendirdi. Kuzey Irak'ın kuzeyindeki dağlarda Iraklı Kürt yönetiminin simgelerinin pek görülmediğini, bölgede daha çok ABD ve AB tarafından terörist örgüt olarak ilan edilen, binlerce ölümden sorumlu olan PKK bayraklarının dalgalandığını kaydetti.
....
ANKA
Hürriyet Gazetesi - 27 Ekim 2006

ATO Başkanı Sinan Aygün : Kürt Devleti Kurulmuştur

@ Kıbrıs Başbakanı PKK´lılarla buluştu

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Londra'da PKK'ya yakınlığı ile bilinen Kürt kurum temsilcileri görüşüp,''İlişkilerimizi sıklaştıralım'' çağrısı yaptı
CTP Dayanışma Derneği, CTP Genel Başkanı ve Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'in himayesinde İngiltere'de yemekli bir balo verdi. Kürt kurum temsilcilerinin de davet edildiği baloda Halkevi Başkanı İbrahim Doğuş ve İngiltere Kürt Dernekleri Federasyonu FEDBİR Başkanı Arzu Peşmen de hazır bulundular.
SOYER, PKK'ya yakınlığı ile bilinen, Kürt kurum temsilcilerine Kıbrıs'ta yaşayan Kürt toplumuna yönelik hizmetlerini geliştirerek sürdüreceklerini ifade etti. Londra'da yaşayan Kürtler'in temsilcileri de Soyer'in tavrından çok memnun kaldıklarını, beraberce başarılı çalışmalara imza atacaklarını vurguladılar.
Londra'daki KKTC Cumhuriyetçi Toplum Partisi (CTP) Dayanışma Derneği'nin verdiği baloda konuşan CTP Genel Başkanı ve Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs'ta iki toplumun eşitliğine dayalı bir federal sistem için mücadele ettiklerini kaydetti.''habergazete.com''un haberine göre Soyer, PKK'ya yakınlığı ile bilinen Kürt kurum temsilcileri ile yaptığı görüşmede de "Kıbrıs'ta yaşayan Kürt toplumuna yönelik hizmetlerimizi geliştirerek sürdüreceğiz. İnşallah bundan sonra daha iyi olacak" dedi.

Nasıl dayanışma?
Londra'daki CTP Dayanışma Derneği CTP Genel Başkanı ve Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'in himayesinde önceki akşam Papageno Restaurant'ta yemekli bir balo verdi. Londra'daki Kıbrıs, Türkiye ve Kürt kurum temsilcilerinin de davet edildiği baloda Halkevi Başkanı İbrahim Doğuş ve İngiltere Kürt Dernekleri Federasyonu FEDBİR Başkanı Arzu Peşmen de hazır bulundular. Arzu Peşmen ile İbrahim Doğuş baloda Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ferdi Sabit Soyer ile görüştüler. Kuzey Kıbrıs Başbakanı Soyer, Kürt kurum temsilcilerine Kıbrıs'ta yaşayan Kürt toplumuna yönelik hizmetlerini geliştirerek sürdüreceklerini ifade etti. Kuzey Kıbrıs Başbakanı "Kıbrıs'ta yaşayan Kürt toplumuna yönelik hizmetlerimizi geliştirerek sürdüreceğiz. İnşallah bundan sonra daha iyi olacak" şeklinde konuştu.
Soyer ile görüşmesini değerlendiren Halkevi Başkanı Doğuş da Londra'da yaşayan Kürtler ve Kıbrıslıların son yıllarda beraber başarılı çalışmalara imza attıklarını ve bu birlikteliklerini diyalog ve hoşgörü içerisinde daha da geliştirip güçlendiriceklerini kaydetti.

Ortadoğu Gazetesi - 23.11.2006


ülkeye cag atlattik

ÜLKEMİZİN BU MANZARA ALTINDA NASIL ÇAĞ ATLADIĞI DA İZAH EDİLMELİ!

Süistimaller, yolsuzluklar, olaylar sadece yukarıdaki aksettirdiklerimizle sınırlı değil!
Hangi değerlerimizin yıpratılmaya çalışıldığını bilmem tek tek anlatmaya gerek var mı?
Her şeyi bir kenara bırakıp şimdi kararı siz verin :

AKP İLE İŞLER İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ ?

AKP'li Meclis Başkanı yadırgandı?

AKP'li Meclis Başkanı yadırgandı?